Atatürk’ün vefatından kısa süre önce (1938 Kasım ayı başlarında) canının zeytinyağlı enginar istediği, ancak mevsimi olmadığı için bulunamadığı ve Hatay’dan (Antakya civarından) sipariş edilen enginarların yetişemeden komaya girdiği yönünde yaygın bir hikaye dolaşır. Bu hikaye, Atatürk’ün son günlerinde karaciğer rahatsızlığı nedeniyle doktorların enginarı (karaciğer dostu olduğu için) önerdiği ve onun da arzuladığı şeklinde anlatılır.
Hikayenin Detayları ve Gerçeklik Durumu
- Popüler Anlatı: 7 Kasım 1938 civarında Atatürk’ün uyanık olduğu anlarda “çocuk bana neden enginar yedirmiyorsunuz” dediği, yaveri Hasan Rıza Soyak’ın mevsim dışı olduğu için Hatay’a sipariş verdiği, ancak enginarlar İstanbul’a ulaştığında Atatürk’ün ağır komaya girdiği iddia edilir. Bazı kaynaklar “Atatürk ömründe hiç enginar yemedi” veya “enginarı yiyemeden vefat etti” diye dramatikleştirir.
- Tarihsel Kayıtlar ve Doğrulama: Tarihçi Murat Bardakçı gibi araştırmacıların Dolmabahçe Sarayı mutfak kayıtlarına dayalı çalışmaları, Atatürk’ün 1938 Ekim-Kasım döneminde (hastalık ağırlaşmadan önce) beş defa enginar yediğini gösterir. Ayrıca 1926 gibi daha erken yıllarda da mutfak kayıtlarında enginar alımı belgelenmiştir. Yani “hiç yemedi” iddiası doğru değildir; son günlerde enginar istemiş olsa da, karaciğer diyeti kapsamında zaten tüketiyordu.
- Neden Bu Kadar Yaygın? Hikaye duygusal ve sembolik: Enginar karaciğer dostu bir sebze olarak bilinir, Atatürk’ün siroz teşhisi sonrası son isteği olması dramatik bir anlatı yaratır. Hatay’ın 1939’da Türkiye’ye katılmasıyla da bağdaştırılır (Hatay’dan gelen enginar motifi).
Günümüzde Bağlantı
- Urla ve İzmir civarı (sakız enginarı bölgesi) bu hikayeyi gururla sahiplenir. Urla Enginar Festivali gibi etkinliklerde Atatürk’ün enginar sevgisi sıkça anılır.
- Bazı Antakya üreticileri (Teofarm gibi) “Atatürk’ün son istediği enginar”ı kendi topraklarında yetiştirdiğini iddia eder ve bu hikaye turistik/pazarlama amaçlı kullanılır.
Kısacası, Atatürk’ün enginarı sevdiği ve son dönemlerinde karaciğer sağlığı için önerildiği doğru olsa da, “yiyemeden vefat etti” kısmı efsaneleşmiş bir anlatıdır – kayıtlar daha önce tükettiğini gösterir.
- You must login to post comments
Please login first to submit.
